Makale Detay
İnsan
25 Ekim 2014
insanın kendisi ve etrafıyla bütün iletişimi,düşünce duygu ve davranışlarıyla gerçekleşir.Aynı düşünceler aynı duyguları ve aynı duygular da aynı davranışları yaratmaya devam eder.Bu aslında kuyruğunu ısıran yılanın durumuyla aynıdır,döner durur.Yaşam her an yeni şeyler sunuyordur,bütün olasılıklarıyla önünüzde uzanıyordur ama insanlar çoğunlukla her gün aynı davranışları sergileyerek,kendini tekrar eden bir döngünün içinde yaşadıklarını zannederek,yaşamadan ölüp giderler.Öyle ki işlerine bile her gün aynı yoldan giderler,çünkü o yol tanıdıktır,bildiktir, güvenlidir.Güvenlik ve konfor adına, alışkanlıklarının pençesinde ,her sabah uyanıp,kendilerini eski davranışları üzerinden yeniden onaylarlar. Düşünce,duygu ve davranışlarınızın bir frekansı vardır ve sizinle benzer frekansta olan düşünceleri size çeker,onlarla bir araya gelmenizi sağlar.Bir arkadaşınızı düşünürsünüz,ya da bir konu üzerinde yeni bir şeyler öğreniyorsunuzdur ve bu sizi heycanlandırıyordur,o gün ya da o hafta bir çok farklı kişiden aynı konuyla ilgili bildirimler alırsınız ya da düşündüğünüz arkadaşınız sizi arar.Böyle şeyler benzer seviyedeki düşünce frekanslarının bir araya gelmesidir.Kuantum seviyesinde düşünce yoluyla birbirimizle olan bağımızın yaşamdaki kanıtıdır.Yaşamda başınıza gelen her şeyin sizden kaynaklanan bir nedeni vardır,başınıza gelen her şey kendi düşüncelerinizin bir sonucudur. Yaşamı doğru okumak,başınıza gelen şeylerde kendinizi net bir şekilde görebilmekle alakalıdır. Her bir düşüncenizi bilinçli bir şekilde kontrol edip,izini sürmek size kendinizle ilgili bir farkındalık sağlayacaktır.Kendi frekansınızın farkında olarak yaşamak, sürekli tireşip duran adına yaşam dediğimiz bu enerji ve bilinç okyanusunda keyifle yüzmenizi sağlayacaktır. Bu yaşam okyanusunda yüzerken attığınız kulaçlar sizin kelimelerinizdir,yönünüzü kullandığınız kelimeler belirler.Kelimeleri kullanırken olasılıkların önünü açacak şekilde seçmelisiniz hem çevrenize,hem de kendinize bir şeyi anlatırken olumlu kelimeleri tercih etmelisiniz.Mesela; bir iş yapıyorsunuz ve henüz istediğiniz gibi başarılı olamadınız. Bu durumda olmadı yapamadım demek yerine,henüz istediğim seviyeye gelmiş değiliz derseniz,bilinçaltı zihniniz istediğiniz seviyeye gelmenizi sağlayacak yolları aramakla meşgul olur.Olmadı yapamadım derseniz,başarısızlığınıza bahaneler üretmekle meşgul olur, çünkü bilinç altınızın en önemli işlerinden biri sahibini korumaktır,bahaneler üreterek durumu hafifletmek üzere çalışır.Bu yüzden kendimiz ve etrafımızla olan iletişimimizde olumlu ve olasılıkların önünü açık tutacak iletişim kalıpları kullanmalıyız.Sırf buna dikkat etmek bile,düşünce duygu ve davranışlarımızın büyük ölçüde değişmesine neden olur. Farkında ve Sevgiyle Kalın. Metin KOr