Makale Detay
Çeşitliliğim Sonsuz Olasıklarımın Yansımasıdır
2 Nisan 2014
Sonsuz enerji ve bilgi potansiyel denizinden damla damla dökülüp madde diye belirenim ben. Bu yüzden hem madde hem enerjiyim,yani meşhur E=mc2 yim ben.Doğam gereği ikili bir yapıya sahibim; hem deniz gibi dalga halindeyim,hem bilye gibi parçacık. Fizikçiler buna dalga-parçacık ikilemi derler.Kainatta bildiğiniz her şey bilye gibi parçacık hallerimin çeşitli ölçeklerde ve farklı hız ve zaman aralıklarında birbiriyle bilgi alışverişinde bulunarak bir araya gelmesi sonucu oluşurlar.Bu durum aslında bilinir hale gelebilmek için kat kat üstüme giydiğim madde örtüsüdür.Her örtü katının kendi fizik kuralları çerçevesinde oluşmuş desenleri vardır.Üç boyutlu örtümün ve birde zamanı eklersek bu dört boyutlu örtümün üstündeki desenleri, galaksiler,yıldızlar, gezegenler,dünya ,ay,doğa,canlılar,insanlar vs vs olarak görürsünüz.Bu örtüyü kaldırırsanız eğer sonsuz fraktallardan oluşan çeşitli dalga boylarında bir renk cümbüşü belirir ama bunu üçü boyutlu gözünüzle değil başka bir gözünüzle görebilirsiniz ve bu da esasen bir örtüdür,yapısı farklıdır. Bütünü oluşturan tüm bu parçalarım arasındaki sizin boşluk diye bildiğiniz alanlarda bilgi akar, her parçam sürekli birbiriyle her örtü katında iletişim halindedir.Boşluk aslında boş değil, iletişim ağının kendisidir.Bu çok katlı örtüyü daha iyi anlamak için şöyle düşünebilirsiniz;birisi sizi kolunuzdan sürüklese,aynı anda sizi hem kolunuzdan,hem organlarınızdan,hem hücrelerinizden,hem moleküllerinizden,hem atomlarınızdan hem de atom altı parçacıklarınızdan sürüklenmiş olursunuz. Dediğim gibi bu çok katlı madde örtüsü git gide daha ağır hızlarda titreşerek ve giderek kalınlaşarak üstüme örtülür ve kainat bu şekilde belirir.Örtü sayısı arttıkça ve kalınlaştıkça ayrılık yanılsaması da artar,bütün parçalar halinde görülür ama hala bir biriyle bağlıdır yani dolaşıktır. Tıpkı Anadolu'nun o muhteşem el örmesi halıları gibi,halının üstündeki desenler baktığınızda birbirinden ayrı gibi görünse de aslında birbiriyle bağlıdır. Fizikçiler buna dolanıklık ilkesi der. Parçacık halimin oluşturduğu örtüde her şey bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde hareket eder,etki-tepki yasası geçerlidir.'Örneğin bir topu bir duvara doğru attığımızı düşünelim. Bu topun duvardan bize doğru dönmesini sağlayan kuvvet verdiğimiz etkinin oluşturduğu tepki kuvvetidir.Biz topu bir duvara atma şiddetimizi arttırırsak, topun bize dönüş şiddeti de aynı oranda artacaktır.'Zaman çizgisi doğrusaldır,geçmiş,şimdi ve gelecek üstünde ileriye doğru akar. Ama madalyonun diğer yüzünde, yani potansiyeller dalgası olduğum yerde işler biraz değişir.Orada bütün potansiyeller iç içe geçmiş bir halde bir aradadır yani belirsizdir.Şeylerden bahsederken onların kesin yerini belirleyemezsiniz.Bir şeyin kesinliğini belirlemek için hem konumunu hem de hızını bilmek zorundasınız.Ama bu alanda bir şeyin konumunu belirleseniz, hızını belirleyemezsiniz,hızını belirleseniz konumunu belirleyemezsiniz.İşte bu kuantum ölçme problemidir.Adını Heisenberg adlı bir fizikçiden alır ve Heisenberg in belirsizlik ilkesi olarak bilinir.Bu durum madde diye bildiğiniz her şeyin var olma potansiyelinin birlikte bulunduğu durumdur.Aslında özgür iradeyi mümkün kılan şey de benim bu ikili doğamdır. Hem parçacık hem de potansiyel dalga halimdir.Potansiyel dalga halim olmasaydı seçim yapacak farklı seçeneklerin olasılığı da olmazdı.Bilim insanları benim iki halimi de aynı anda anlamaya çalışıyorlar,yani madalyonun iki yüzünü de aynı anda görmeye çalışıyorlar,bununla beraber aslolan madalyonun kendileri olduğudur.İnsan varlığı bu ikili yapıyı kendinde toplayandır.Yani madalyonun iki yüzünü de aynı anda görebileceğiniz şey insandır. İnsan bir Anadolu bilgesinin dediği gibi 'iki kapılı bir handadır.' Bir kapısı düşünceleriyle,bilinç altıyla,sınırsız potansiyeller dünyasına açılır.Bir kapısı bilinç ile madde dünyasına açılır. Madde dünyasını var eder. Farkında ve sevgiyle kalın. Metin KOr